ama ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
C. Süreya
Ya birgün bırakıp giderse diye adını koluna dövme yaptıramayan çocuğun, hergün eline kalemi alıp koluna adını yazması gibiydi sevmek. Bazı sebepler o yazıyı silecektir ama , yazmak yine o çocuğun elinde olacaktır her zaman. Ne yani sonbahar geldi diye ağacın küstüğü nerede görülmüş. Küsmez ağaç ilkbaharı bekler sadece. Ve her ilkbahar geldiğinde unutur kış'ı, tadını çıkarır mevsimin, çiçek açar. Hayat işte...
Hayatına devam etti çocuk; Sevgisi kalbine gömüp, o herkesin yaptığı hatayı yaptı.Tipik mahalle arkadaşlarının verdiği önerilere dayanıp onu seveni sevmeyi deneyip; hani biraz da şairin dediği gibi; '' hep onu sevenin gözlerinden kaçarak, karışarak toplumcu gerçekci yalnızlıklara'' hayatına başkasına kattı. Zaten aylar olmuştu Daisy'i görmüyordu. Ve görmedikçe de unutuyordu sanki. Bazen bir resim, bir şarkı yada ortak bir dost hatırlatıyordu onu.
Sonra birgün B semtindeki meşhur kitabevinde Daisy'i gördü. İşte oradaydı ve bu defa kaçmak değil de konuşmak istiyordu. Sonra binayı tutsun diye ortaya konulan beton kolona sırtını yaslayıp ''tesadüf-i bir karşılaşma'' sağlamaya çalıştı. ''Aslında ben seni daha önce görmedim, ikimizde şu an görüyoruz birbirimizi'' der gibi...
Olan oldu.Geldiler göz göze. Oradaydı işte; bir sarılmalık mesafede. Aslında mutlu olmak da mutsuz olmak da sadece iki adım ötesindeydi. Gidip sarılsa sıkı sıkı, her debelenişinde daha da sarılsa; ta ki onu kendi bedeninin içine sokana kadar sarılsa... Yani gitmese hiçbir yere hep kalsa onunla...
Elini uzatıp elini tuttuğunda dudaklarını yanağına götürüp götürmemekte kararsız kaldı. Götürse ''sanki aramızda hiçbirşey olmamış'' gibi olurdu, ama götürmez sadece elini sıkarsa, ''aslında herşeyi hatırlıyorum, kırgınım'' izlenimi verecekti. Dudaklarına mühür vurdu sadece, elini sıktı çocuk. ''Elleri istasyonda tiren oluyordu biraz, bense o tireni kaçırmış bir adamım'' dedi içinden. Ardından, nasılsın ve iyiyim gibi temel kelimeleri geçtiklerinde gözlerinin içine dalıp ne söylemesi gerektiğini düşünüyordu. Ama her aşığın yaptığını yaptı o da; saçmaladı... Aklına gelen ilk cümleyi söyledi;
Salim niçin komik ?
Daha da iflah olmaz artık çocuk...
9 Ocak 2012 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

3 yorum:
Sayın Emrah Ateş yazdığnız yazılar çok güzel sizi tebrik ediyorum.
Sayın;Emrah Ateş yazdığınız yazılar çok güzel sizi tebrik ediyorum gelmiş geçmiş en iyi yazarlardan birisiniz.
İsmi tarihe malolmuş halkıma benziyosun
sensiz zor olacak biliyorum hayal kurmak..
yankısı ruhumuzu renklendirecek sesin
Adı hawar ile anılıyor yakamozun..
nerde vurulsan orası kabe'mdir artık
yasak olmasaydı konuştuğum dil,
sana yazdığım şiiri haykıracaktım tüm ülkeye
yasak olmasaydı yaptığım resim
sarı yıldızlı motifin üzerine koyduğum sevdamı gösterecektim sana
yasak olmasaydı
çok şey yapacaktım ülkem içn
duruşunu ekle dünyama YORULUYORUM
Yorum Gönder